Amerika kaynaklı bir haberde, çalıntı kartların en çok plazma televizyon, bilgisayar parçaları, ipod gibi ürünlerin alımında kullanıldığı bildiriliyor.
*"...na haiz olmak" değil, "...nı haiz olmak" çıldırtmayın adamı yahu... *Ambulans sürmenin bıçkın şoförlük değil sadece kurallara uygun geçiş üstünlüğü anlamına geldiğini anlamış olacağız. *Hukukun çoğunlukla teslim alınamayacağını, hukuki işlemlere siyasal yanıt vermenin hukuki olmadığını anlamış olacağız. *Halkımızın ulaşım güvenliğinin de yabancı devlet adamlarının guvenliği kadar önemli olduğunu, onların da saygıyı hakettiğini anlamış olacağız. *Halkı bilgilendiriyormuş gibi yapıp hastalık reklamları ile sağlık sektörüne destek verilmeyecek. * Televizyon spikerlerimiz tenor'lara tenör demekten vazgeçmiş olacak. * Yaya kaldırımlarımızın yüksekliği 5 cm'e inmiş olacak. * Yollarımıza sokaklarımıza rastgele konmus park engelleyici çirkin saksı ve kazıklar olmayacak. * İş adamları aktif politikaya, yalnız canı yandığında girmeyecek. * Ünlü şarkıcılar "beni" ile "bana" arasındaki farkı öğrenmiş olacak. * Milletvekilliği profesyonel görev değil, fahri hizmet haline gelmiş olacak. * Borsa endeksinin esasta 2-3 bin kişinin kontrolunda olduğunu, halkı değil bunları ilgilendirdiğini, ulke ekonomisi ile pek ilgisi olmadığını, anlamış olacağız. * Sıcak para bolluğunun yatırım kaynağı olmadığını, politik rehin alma yontemlerinden biri olduğunu farkedeceğiz.
Hindistan da Kredi kartları yasası hazırlığında. Hindistan maliye Bakanı, kredi kartları, e-ticaret gibi, ödemeler sisteminin önemli kısımlarında çok gri alan olduğunu, bu alanları yeterince kontrol edemediklerini bu nedenle yeni bir yasa taslağı hazırlğında olduklarını açıklamış.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder