Kredi Kartları Yönetmeliği’nin Hataları Üzerine
10.3.2007 tarihinde yayınlanan Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelik’te, Kredi kartı sözleşmelerinde yer alacak hususları düzenleyen 17. Maddenin 5/f fıkrasında, limit aşımlarına ilişkin olarak da oldukça detaylı bir düzenleme görmekteyiz.
Hangi şartlar altında limit aşımına cezai faiz
“Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca belirlenecek kredi kartı limitinin kart çıkaran kuruluşun insiyatifi dışında kart hamilinin harcamalarıyla aşılması durumunda veya tahsis edilen limitin yüzde yirmisini geçmemesi ve bir sonraki hesap döneminde kapatılması koşuluyla, bir takvim yılında ikiden fazla olmamak üzere, kart limitinde aşım oluşması halinde, aşılan miktara işlem tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için akdi faiz yürütüleceği,” belirtilmiştir.
Burada asıl amacın, kısa dönemli ve sık tekrarlanmayan limit aşımlarında kart hamillerini cezai faiz uygulamalarından korumak olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu amaçla konan kuralların lafzı, uygulamada sıkıntı verebilecek niteliktedir. Kart yayımcısı, eğer limit aşımı;
a. kart hamilinin harcamalarıyla aşılmışsa,
b. tahsis edilen limitin yüzde yirmisini geçmiyorsa,
c. bir sonraki hesap döneminde kapatılacaksa,
d. bir takvim yılında ikiden fazla aşım olmadıysa,
akdi faiz uygulamaya mecburdur. Diğer deyişle, bu şartlara uyan limit aşımlarına cezai faiz uygulayamayacaktır.
“Kart hamilinin harcamalarıyla aşılması” koşulu ilginç bir durum ortaya koyuyor.
Kart limiti kart hamillerinin harcamalarıyla aşılmadığı zaman, kart yayımcısının tasarrufu ile aşılabilir demektir. Yönetmelik, “kart çıkaran kuruluşun insiyatifi dışında kart hamilinin harcamalarıyla aşılması durumunda” şartını getirdiğinden kart çıkaran kuruluşun tasarrufu ile oluşan limit aşımlarında cezai faiz uygulanmasına izin verilmiş olmaktadır. Kartı veren kuruluşun tasarrufları ile limit aşımının ortaya çıkabileceği iki durum söz konusudur:
Birincisi, kart limitinin harcamalarla dolmuş olduğu bir dönemde hesap kesimi yapılıp faiz tahakkuk ettirildiğinde faiz ve vergiler kadar limitte aşım ortaya çıkacaktır. Bu uygulamada kart hamilinin kredi limiti kadar kullanımı söz konusudur, taşkınlık kartı veren kuruluşun kendi yarattığı bir olaydır. Taşan kısım bu nedenle cezai faize zaten konu edilmemelidir. Kart hamilinin cezai faizi hakedecek bir eylemi söz konusu değildir.
İkinci durum da, kart yayımcısının kartın limitini düşürmesidir. Bu durumda da kart hamilinin yapacağı bir şey yoktur, taşkınlık kart yayımcısı kuruluşun tasarrufu ile ortaya çıkmıştır, Bu nedenle kart hamilinin cezalandırılmasının mantığı yoktur. Ancak yönetmeliğin “kart çıkaran kuruluşun insiyatifi dışında kart hamilinin harcamalarıyla aşılması” durumuna münhasıran akdi faiz uygulamasını öngördüğünden, bu iki durum cezai faize doğrudan konu olabilir gibi hukuka ters bir yorum ortaya çıkmakta, kart hamilerinin insiyatifi ile aşılması halinde ise cezai faizin uygulanabilmesi şartlara bağlanmaktadır.
“Bir sonraki hesap döneminde kapatılacaksa” şartı ise, hesap kesimlerinin aylık olması kuralıyla çelişmektedir. Hesap kesimi yapıldığında ortaya çıkan limit aşımının bir sonraki hesap döneminde kapatılıp kapatılmayacağı bilinemez. Bu durumda tek uygulama şansı kalmaktadır, diğer koşullar da uygunsa faiz tahakkukunun yapılıp bir sonraki ayın hesap kesimine kadar aracı kayıtlarda tutmak ve takibeden hesap döneminde limit aşımının giderilmemesi halinde yeni hesap döneminde, geçen aydan devreden limit aşım faizi olarak borç kaydetmek.
Böyle bir uygulama da yasanın getirdiği “Geçmiş dönemlere sarkan faiz tahakkukları yapılmayacağı” ilkesi ile çelişir gibi görünse de, yeni bir tahakkuk yapılmadığı, bekletilen bir borcun hesaba aktarımı olduğu ileri sürülerek, açıklaması yapılabilecektir.
Kayıp Çalıntı Bildirimi Zaman sınırı
Yine yönetmeliğin Sözleşmelerde yer alacak hukümleri belirleyen 17. Maddenin Banka kartı sözleşmelerinde yer alacak hukumlere ilişkin. 4.Fıkrasının “e” bendinde de bir başka hususun gözden kaçtığını görüyoruz.
Kayıp çalıntı kart kullanımlarında, bildirimden itibaren geriye doğru son 24 saat içine yapılmış olan harcamaların 150 milyon YTL tutarındaki kısmından sorumlu olunmasının istisnalarını düzenleyen yasanın 12.maddesinde “Hukuka aykırı kullanımın, hamilin ağır ihmaline veya kastına dayanması veya bildirimin yapılmaması hallerinde bu sınır uygulanmaz.” Hükmü yer alırken ve Yönetmeliğin kart hamillerine verilecek yazılı bilgiler arasında gösterilmesine rağmen (m17/2-c), sözleşmelerde yer alacak zorunlu hususları belirleyen 17/4-e . maddesinde bildirimin de 24 saat içinde yapılması şartından bahsedilmektedir. 150 YTL sınırı, ne zaman bildirim yapıldığına bakılmaksızın yapıldığı andan itibaren geriye doğru 24 saatlik zaman sınırını kapsamaktadır. Yasa, kartın kaybedildiği veya çalındığının öğrenildiği andan itibaren bildirimin 24 saat içinde yapılması koşulunu değil, bildirimin yapılmasından ve bildirim anından itibaren başlayan bir 24 saatlik sınırlı süreden bahsetmektedir. O nedenle, ne zaman yapılırsa yapılsın, 24 saatlik süre bildirimin yapıldığı andan itibaren geriye doğru işleyecektir.
Yonetmeliğin Bir muddet uygulandıktan sonra, uygulama sonuçlarının da değerlendirilip, yukarıda değindiğimiz türden lafzi hataları giderecek, uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçlar varsa onları da yansıtacak şekilde yeniden gözden geçirilmesi çok yararlı olacaktır.
İlhan Sungur
İstanbul,10.08.2007